Soru sorduktan sonra düşünme süresi neden verilmelidir?
Düşünme süresi, öğretmenin soruyu yönelttikten sonra öğrencilerin yanıtı hazırlamasına bıraktığı aralıktır. Bir öğrenci cevap verdikten sonra ek düşünme alanı bırakmak da yararlı olabilir. Amaç sessizliği doldurmak değil, daha çok öğrencinin bilgiyi hatırlamasına, bağlantı kurmasına ve gerekçesini düzenlemesine fırsat vermektir. Uygun süre sorunun güçlüğüne, kullanılan dile ve öğrencilerin deneyimine göre değişir.
Sessizliği amaçlı kullanmak
Öğretmen önce soruyu bütün sınıfa yöneltir ve düşünmek için kısa bir süre olduğunu belirtir. Açıklama gerektiren bir soruda öğrenciler anahtar sözcük veya küçük çizim hazırlayabilir. Süre dolmadan ilk el kaldırana dönmek, diğerlerinin düşünmeyi bırakmasına neden olabilir. Örneğin bir tarihsel olayın nedenlerini karşılaştırırken yalnız isim söylemekten daha fazla zaman gerekir. Bekleme sırasında öğretmenin soruyu sürekli başka sözlerle tekrar etmesi, yeni bilgi işleme yükü oluşturabilir. Gerektiğinde yönerge bir kez netleştirilir ve ardından düşünme alanı korunur.
Katılımı ve anlayışı izlemek
Yanıtı yavaş hazırlamak bilgisizlik anlamına gelmez; öğrenciler dil, dikkat ve ifade bakımından farklı gereksinimlere sahip olabilir. Bununla birlikte uzun sessizlik de otomatik olarak düşünme gerçekleştiğini göstermez. Kısa yazılı not, eşle görüşme veya gerekçe isteme, sürenin nasıl kullanıldığını görünür kılar. Öğretmen birkaç ders boyunca yanıtların çeşitliliğini ve gerekçe kalitesini izleyerek uygulamayı ayarlar. Sabit bir saniye sayısını her soruya dayatmak yerine, öğrencilerin işlem yapmasına yetecek fakat dersin amacını kaybettirmeyecek esnek bir düzen kurulur.