Ön sözleşme nasıl bağlayıcı olur?
Ön sözleşme, tarafların ileride asıl sözleşmeyi kurma borcunu üstlendiği ve esaslı noktaları belirlediği hukuki işlemdir.
Kuruluş, geçerlilik ve hukuki etkiler
Asıl sözleşmenin tarafları ve temel edimleri belirlenebilir olmalıdır. Kanun asıl sözleşme için özel şekil öngörüyorsa ön sözleşmenin de kural olarak aynı şekle uyması gerekir. Görüşme tutanağı, niyet mektubu veya rezervasyon belgesi başlığı tek başına bağlayıcılığı belirlemez; kullanılan dil ve tarafların bağlanma amacı incelenir. Özel hukuk ilişkisinde tarafların iradesi önemli olmakla birlikte emredici hükümler, kamu düzeni, kişilik hakları ve dürüstlük kuralı sınır oluşturur. İşlemin tarafları, konusu, şekli, temsil yetkisi ve varsa koşul ya da vade ayrı ayrı incelenir. Bir belgenin başlığı tek başına hukuki niteliği belirlemez; gerçek ortak amaç, görüşme süreci ve edimlerin fiilen nasıl yerine getirildiği de dikkate alınır. Kanunun aradığı şekle uyulmaması bazı işlemlerde geçerliliği, bazılarında ise ispatı etkileyebilir.
İspat, uyuşmazlık ve korunma yolları
Yükümlülük yerine getirilmezse asıl sözleşmenin kurulmasını isteme, tazminat veya verilen bedelin iadesi gündeme gelebilir; sonuç işlem türüne göre değişir. Özellikle taşınmaz işlemlerinde resmî şekil ve sicil boyutu önemlidir. Süre, koşul ve cayma düzenlemesi açık yazılmalıdır. Uyuşmazlıkta sözleşme, yazışma, ödeme kaydı, teslim belgesi ve olayın zaman çizelgesi birlikte değerlendirilir. İhtar, dönme, fesih, uyarlama, tazminat veya aynen ifa gibi yolların koşulları ve sonuçları aynı değildir. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre karıştırılmamalı; aile ve kişi hukukunda kamu düzenine ilişkin özel usuller bulunabileceği unutulmamalıdır. Somut işlem önemli mali veya kişisel sonuç doğuruyorsa genel örnek yerine dosyaya özgü hukuk değerlendirmesi yapılmalıdır.