Üzümde külleme hastalığı nasıl anlaşılır?
Üzüm küllemesi yaprak, sürgün ve salkımlarda beyazımsı tozlu gelişim oluşturabilen bir mantar hastalığıdır. Tanıda yalnızca beyaz renk değil, lekenin yeri, tane gelişimi ve bağın önceki hastalık geçmişi birlikte değerlendirilir.
Bağda görülen belirtiler
1. Yaprak ve salkımdaki tozlu gelişim Erysiphe necator etmeniyle ilişkili belirtiler yapraklarda önce açık renkli alanlar olarak başlayabilir; ardından beyazımsı mantar gelişimi belirginleşebilir. Salkım ekseni ve taneler de etkilenebilir. Toz, ilaç kalıntısı ve başka hastalıklarla karıştırmamak için birkaç yaprağın iki yüzünü inceleyin. Yaygınlaşan düzensiz koloniler, yalnızca yaprak üstüne dökülmüş kuru tozdan farklıdır. Parmakla silinebilmesi tek başına güvenilir tanı değildir; fotoğraf ve yerel uzman incelemesi daha yararlı olabilir. 2. Tane kabuğunda kalan izler Enfeksiyon geçtikten sonra olgun tanelerde ağ biçiminde kahverengi kabuk izleri görülebilir. Genç tanelerdeki enfeksiyon büyüme ve kabuk gelişimini bozabilir, çatlama ile başka çürüklüklere zemin hazırlayabilir. Fakat her çatlamış üzüm külleme değildir; su dalgalanmaları ve çeşide bağlı nedenler de bulunur. Mevcut kabuk izini yeni enfeksiyonla karıştırmayın. Sezon boyunca salkım fotoğraflarını karşılaştırmak, ilk belirtinin yaprakta mı yoksa tanede mi başladığını anlamaya yardımcı olur. 3. Mildiyö ile farkı Üzüm mildiyösü ve külleme farklı etmenlerin oluşturduğu hastalıklardır. Mildiyöde yağ lekesini andıran alanlar ve uygun nemde yaprak altında gelişim görülebilir; bu görünüm tek başına kesin ayrım sağlamaz. Külleme salgınlarının devamı için her zaman yaprak üzerinde serbest su bulunması gerekmez. Bu nedenle yağmur yağmadığı için riskin bittiğini düşünmeyin. İlk enfeksiyon, kışlama biçimi ve sezon içindeki yayılma birbirinden farklı koşullarla ilişkilidir; yerel hava ve bağ geçmişi birlikte izlenmelidir.
Sezon boyunca koruma yaklaşımı
4. Çeşit ve terbiye sistemini hesaba katmak Üzüm çeşitlerinin duyarlılığı farklı olabilir. Sık, gölgeli taç yapısı incelemeyi ve uygun uygulamalarda kaplamayı zorlaştırabilir. Sürgünlerin düzenlenmesi ve dengeli yaprak alanı hava hareketini destekler. Ancak salkım çevresindeki bütün yaprakları aniden almak, sıcak bölgede güneş yanığı oluşturabilir. Anaç ve yetiştirme kuvveti, sıra aralığı ve ürün yüküyle birlikte değerlendirilmelidir. Ev çardağında kullanılan düzen ile ticari bağın sıra sistemi aynı bakım programını gerektirmeyebilir. 5. Erken izleme ve hava verisi Tomurcuk açımından itibaren yeni yaprakları ve sürgünleri düzenli kontrol edin; geçen yıl sorun yaşanan bölümleri özellikle izleyin. Hastalık yoğunluğunu yalnızca hasada yakın değerlendirmek erken korunma fırsatını kaçırabilir. Bazı bölgelerde sıcaklık temelli risk modelleri kullanılır, fakat başka iklime ait model doğrudan kopyalanmamalıdır. Tarih, gelişme evresi ve belirti oranı kaydı yerel danışmanlığa yardımcı olur. Yaprak üzerindeki eski izlerle aktif yeni gelişimin ayrılması, uygulama kararını daha anlamlı kılar. 6. Hedefli ve ruhsatlı mücadele Koruyucu uygulama gerekiyorsa ürün, zamanlama ve tekrarlama aralığı yerel teknik öneriye dayanmalıdır. Kükürt dahil ürünlerin sıcaklık, çeşit hassasiyeti ve başka uygulamalarla uyumu önemlidir; rastgele karışım hazırlanmaz. Yalnızca üzümde ilgili kullanım için ruhsatlı ürünün etiketini ve hasat bekleme süresini izleyin. Görünür kabuk izi sonradan silinmez. Uygulamaların başarısını yeni enfeksiyonların azalması ve salkım sağlığıyla değerlendirin; tek bir üründen bütün sezon boyunca kesin koruma beklemeyin.