Bitkiler mekanik dokunmaya tepki verir mi?
Bitkiler dokunma, rüzgâr ve bükülme gibi mekanik etkileri algılayabilir. Yanıt her zaman gözle görülen ani bir hareket değildir; bazı türlerde tekrarlanan mekanik uyarılar günler içinde gövde uzamasını, kalınlaşmayı ve dallanma düzenini değiştirebilir.
Süreç ve temel mekanizma
1. Kuvvet hücreye nasıl ulaşır? Bir yaprak veya gövde büküldüğünde kuvvet hücre duvarına, zara ve hücre içi yapılara iletilir. Mekanik gerilime duyarlı iyon kanalları bu fiziksel değişimin hücresel sinyale çevrilmesine katılabilir. Kalsiyum düzeyindeki değişimler ve diğer sinyal yolları, uyarının gen etkinliğini etkilemesine yardım eder. Bu algı için hayvanlardaki gibi duyu organları veya sinir sistemi gerekmez. Canlı hücrenin fiziksel çevresine yanıt vermesi, mekanik düzenlenmenin temelidir. 2. Yavaş biçim değişimi Tekrarlanan rüzgâr veya temas, bazı bitkilerde daha kısa ve kalın sürgünlerle ilişkili olabilir. Tigmomorfogenez olarak adlandırılan bu süreçte yeni büyümenin dağılımı değişir. Gövde aniden sertleşip tamamlanmış dokusunu yeniden üretmez; hücre bölünmesi, uzaması ve destek dokularının gelişimi zamanla etkilenir. Tepkinin yönü ve büyüklüğü türe bağlıdır. Bütün bitkiler aynı kuvvet karşısında aynı biçimi almaz ve her mekanik uygulama yararlı sonuç doğurmaz. 3. Hızlı hareketle farkı Küstüm çiçeğinin saniyeler içinde yaprak kapatması, uzun dönemli büyüme değişiminden farklıdır. Sülüklerin bir desteğe sarılması ise uyaranın yönüyle ilişkili büyüme yanıtı içerebilir. Bu farklı olayların hepsi mekanik algılamayla bağlantılıdır, fakat aynı hareket düzenine sahip değildir. Hızlı basınç değişimi, yönlü büyüme ve günler içinde biçimlenme ayrı düzeylerde incelenir. Bir örnekteki mekanizmayı bütün dokunma yanıtlarına aynen uygulamak bilimsel açıklamayı zayıflatır.
Çevresel koşullar ve biyolojik sınırlar
4. Doz, zaman ve gelişme evresi Uyarının şiddeti, sıklığı ve süresi sonucu değiştirir. Genç bir fidenin hafif temasa verdiği yanıt, olgun bitkinin sert rüzgârdaki yanıtıyla aynı değildir. Mekanik uyarı bazen uzamayı sınırlandırırken aşırı kuvvet hücreleri yırtabilir veya gövdeyi kırabilir. Yara yanıtı, hasarsız mekanik algılamadan ayrılmalıdır. Deneylerde yaş ve uygulama düzeninin belirtilmesi bu yüzden önemlidir; yalnızca dokunuldu veya dokunulmadı karşılaştırması mekanizmayı bütün ayrıntılarıyla açıklamaz. 5. Rüzgârın başka etkileri de vardır Açık havada rüzgâr yalnızca bitkiyi bükmez; yaprak çevresindeki hava tabakasını, terlemeyi ve sıcaklığı da değiştirir. Rüzgâr gören bitkiyle korunaklı bitki arasındaki büyüme farkı bu nedenle bütünüyle dokunma sinyaline bağlanamaz. Işık, su ve sıcaklık koşullarının da karşılaştırılması gerekir. Doğal çevrede birden fazla etki aynı anda işler. Kontrollü araştırmalar, fiziksel bükülmenin etkisini hava kuruluğu gibi eşlik eden değişkenlerden ayırmaya çalışır. 6. Duyarlılık ne anlama gelmez? Mekanik uyaranı algılamak, bitkinin insanlardaki gibi acı çektiğini veya duygusal bir deneyim yaşadığını göstermez. Bilimsel olarak ölçülen sonuçlar iyon akışları, gen etkinliği, hormon değişimleri ve büyüme özellikleridir. Ayrıca tekrarlanan dokunma bütün ev bitkileri için bir bakım önerisi değildir. Hassas dokuların gereksiz zorlanması hasar oluşturabilir. Mekanizmanın varlığını bilmek, uygulamanın tür ve koşul belirtilmeden yararlı ilan edilmesini haklı çıkarmaz; gözlenen yanıtın sınırları korunmalıdır.