Parklara yürüyerek erişim nasıl ölçülür?
Parkın haritadaki konumu ile bir haneden giriş kapısına yürüyüş aynı şey değildir. Erişim, uygun yaya yolu ve açık kamusal alanın gerçekten kullanılabilir olması üzerinden değerlendirilir. Farklı yaş ve hareket kabiliyetindeki kişiler için kapı, geçit ve kullanım saatleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir; tek mesafe herkesi anlatmaz.
Yaya ağı ve parkın niteliği
1. İlk adım parkın yalnız sınırını değil kullanılabilir girişlerini haritalamaktır. Demiryoluna veya çevre yoluna bakan yeşil sınır, o tarafta giriş yoksa yakınlık sağlamaz. Her konut noktasından girişe sokak ağı boyunca en kısa güvenli yol hesaplanır. UN-Habitat'ın mahalle ölçeğindeki kamusal alan değerlendirmesi beş dakikalık yürüyüşe karşılık gelen yaklaşık 400 metre erişim çevresini kullanır; bu planlama eşiği herkes için aynı hız ya da hak sınırı değildir. 2. Bir parkın kapalı olması, özel kullanım kısıtlaması veya bakım nedeniyle kullanılamaması hesapta fark yaratır. Açık alanın büyüklüğü, gölgesi, oturma yeri, tuvaleti ve çocukların oyun alanı gibi özellikler farklı ihtiyaçlara hizmet eder. Farklı mahallelerde kişi başına park alanı eşit olsa bile erişilebilen giriş ve alan kapasitesi farklı olabilir. Bu yüzden yalnız toplam hektar sayısı ile adil hizmet sonucuna ulaşılmaz. 3. Yürüyüş ağında kaldırım, yaya geçidi, eğim, aydınlatma ve engelli geçişi ayrı katman olarak incelenir. Düz çizgide yakın görünen bir park, geçişi olmayan geniş yolun öte yanında kalabilir. Çocuk arabasıyla, tekerlekli sandalyeyle veya daha yavaş yürüyen bir kişi için yolun kullanılabilirliği değişir. En kısa rota ile güvenli rota farklıysa karar verici her ikisini ve varsaydığı yürüyüş hızını açıklamalıdır.
Eşitlik, veri ve yorum sınırları
4. Nüfus dağılımı değerlendirmeye katılınca kaç kişinin erişebildiği belirlenir. Bina adresi, nüfus ızgarası veya mahalle toplamı farklı çözünürlük verir; küçük parkı kalabalık bölgeye göre değerlendirirken kapasite önem kazanır. UN-Habitat'ın SDG 11.7 çerçevesi güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir kamusal alanı, özellikle çocuk, yaşlı ve engelli kişiler açısından hedefler. Ortalamayı yaş ve mahalleye göre ayrıştırmak görünmeyen eşitsizlikleri ortaya çıkarabilir. 5. Yeni park yeri seçimi, yalnız boş arsaya göre değil hizmet almayan konut kümelerine ve yürüyüş bağlantısına göre yapılabilir. Bazen yeni bir yaya geçidi mevcut parkı daha çok kişiye açar; bazen alan aşırı kalabalıksa yeni park gerekir. Öncesi ve sonrası aynı park girişleri, nüfus yılı ve ağ verisiyle hesaplanır. Sahada mahalle sakinlerinin güvenlik ve kullanım deneyimi alınmadan yalnız masa başı harita yeterli olmaz. 6. 400 metrelik çizgi parkın kaliteli, güvenli veya her saatte açık olduğunu kanıtlamaz. Kamusal alan tanımı değişirse sonuç da değişir; özel site bahçesi halka açık park diye sayılmamalıdır. Veri tarihi, parkın saatleri, giriş noktaları ve kullanılan yaya ağı raporda bulunmalıdır. Gençlerin oynama ihtiyacı ile yaşlıların gölgelik dinlenme ihtiyacı aynı ölçümle tam yakalanamaz; fiziksel erişim kullanımın yalnız bir koşuludur.