Roman nedir?
Roman, kişi ve olayları geniş bir anlatı yapısında geliştiren, çoğunlukla düzyazıyla yazılan kurmaca edebiyat türüdür. Kesin bir kelime sınırıyla bütün kültürlerde aynı biçimde tanımlanmaz. Romanın genişliği, karakterlerin ilişkilerini, zamanın akışını ve toplumsal çevreyi farklı katmanlarda araştırmaya olanak verir.
Romanın anlatı yapısı
1. Olay örgüsü ve öykü Öykü, olayların zamansal dizisi olarak düşünülebilir; olay örgüsü bunların metinde nasıl düzenlendiğiyle ilgilidir. Anlatı sonucun gösterilmesiyle başlayabilir veya geçmişe dönüşler kullanabilir. Her roman güçlü bir macera çizgisi taşımak zorunda değildir; bilinç ve gündelik deneyim de merkezde olabilir. 2. Anlatıcı ve bakış açısı Birinci kişi anlatımı, sınırlı üçüncü kişi veya çoklu bakış açıları farklı bilgi alanları kurar. Anlatıcı her şeyi bilmiyor ya da doğru aktarmıyor olabilir. Okur, verilen bilgi kadar saklanan ayrıntıları ve çelişkileri de değerlendirir. 3. Karakter ve çevre Karakterler davranış, konuşma, anı ve ilişkiler aracılığıyla kurulur. Mekân yalnızca dekor değildir; seçenekleri ve çatışmaları biçimlendirebilir. Bir kentin sokakları, ev içi düzen veya çalışma hayatı anlatının anlamına katılabilir.
Türler, tarih ve eleştirel okuma
4. Zamanın düzenlenmesi Bir roman birkaç saati yüzlerce sayfada anlatabilir ya da yüzyılları kısa bölümlerle geçebilir. Anlatılan zaman ile anlatma süresi farklıdır. Tekrar, boşluk ve hız değişimi okurun olayları nasıl değerlendirdiğini etkiler. 5. Türlerin çeşitliliği Tarihsel, polisiye, fantastik, bilimkurgu ve gelişim romanı gibi adlandırmalar okura yön verir. Türler kesişebilir. Tarihsel roman gerçek dönemleri kullanabilir ama araştırma kitabıyla aynı belge sözleşmesine sahip değildir; kurmaca kişilerle doğrulanmış kayıtlar ayrılmalıdır. 6. Okur ve yorum Bir romanı yalnızca konusu üzerinden değerlendirmek dil ve biçimi dışarıda bırakır. Tekrarlanan imgeler, anlatıcının güvenilirliği ve toplumsal temsiller de incelenebilir. Uyarlama filmleri eseri başka araçlarla yeniden kurar. Kısaltılmış baskılar ve çeviriler karşılaştırılırken yapılan editoryal seçimler dikkate alınmalıdır.